Yorumsuz yazılan yazıların bir anlamı var mı bilemiyorum ve neden yazdığımı da fazla kurcalamıyorum ama yazılanları okuyanların olduğunu biliyorum, tamamda buraya kadar normal, normal olmayan neden biz hepimiz, bende dahil içimize kapanığız yani okumuşsun bir yorum yaz be kardeşim, hani bu kadar da içinden konuşma biraz dışa vur ki yazanda anlasın ne durumda olduğunu.
Bu olay alkış almayan ama seyredilen filmlere benziyor, hani oynayanlar, yönetmen vs orada yok ya alkışlamasak da olur onlar nasılsa bizi görmüyor, ama tiyatroya git sevmesen bile usulden de olsa alkışlarız, işte anlaşılamayan yanımız bu, karşımızda olan biri varsa o biri somut olarak seni görüyorsa tamam, ama o biri kendi kendine konuşur gibi yazıyor ama yazdığının nereye gittiğini? nasıl bir tepki aldığını bilmeden yazıyorsa o yazanda bir süre sonra zaten kendi içine dönükken daha da kabuğuna çekiliyor ve benim haydi sokaklara, hayat sokaklarda diye aylarca attığım nara boşuna ve boşluğa atılıyor, tersine haydi evlere sıcak evlere, sıkıntılı evlere ama rahatsız edilemeyeceğin yalnızlığını doyasıya yaşayacağın, bunalımının keyfini! Doyasıya çıkaracağın evlere, ama yine ama bir gün hayat o kadar ısınacak ki evlerde kimse duramayacak evler dar ve bunaltıcı gelecek evlerde yalnız klimaları olan kalın(!)lar kalacak klimaları olmayan ince (!)ler sokaklarda bunalımlarının nedenini çözmeye çalışacak, neşeyi, şamatayı, hayatı, yaşamayı sokaklarda, oradan caddelere, meydanlara taşıyacak curcuna şamata alanlara meydanlara taşacak, belki de bizimde karnavallarımız, gerçek halk şenliklerimiz olacak, neyse yine daldım gidiyordum, kapı çaldı gerçekler faturalar-kiralar-aidatlar-borçlar geldi kapıyı açmak lazım.