yalakalık mekanizması

2011-11-07 13:17:00

 

İş mal olmakta değil, iş sermaye olmakta diyen zihniyetleri yakından görünce ve bunlarda esas olanın yalakalık mekanizması oluşturmak olduğunu yaşayarak anlayınca konu yalakalık oluyor… Kısa konu başlıkları da böyle şeyler olabilir,

·         Bir yalakanın yürek burkan isyanı…

·         Yalaka olup da yalama eyleminin artık tat vermediği ana yaklaşmanın acısı…

·         Yalakalık yaparak mutlu bir ömür geçireceğini zanneden salak yalakanın durumu…

·         Bir yalaka rekabet edeceği başka bir yalaka ortaya çıktığında ne gibi farklı teknikler geliştirir?

·         Eskimiş yalakalar geri dönüşüm kutularında bekletildiklerinde neler hisseder?

·         Yalaka eskilerini ya da emeklilerini sokakta nasıl fark edebiliriz, normal insanlardan farkları nelerdir?

·         Emekli yalakaların yalama eyleminden dolayı yakalandıkları dil şişmesi hastalığının teşhis ve tedavisi nasıl yapılır?

 Diğer bir mevzu da; Her patrondan şikâyet edene sempati ile bakma o yalaka olabilir… İşte o an, o saniye yeni çöpe atılan yalaka ile aynı düşmana aynı şeyleri söylesen söyleyebilirsin ama sen mecburen susarsın, işte o saniye senin sustuğun yerde o yalaka eskisi muhalefette seni geçer, işte o saniyenin fotoğrafı çekilse sen geride o yalaka ileridedir, bu da her an her şey olabilir teorisi ile açıklanabilir ( bu örneği Quantum teorisi için de kullanabilirsiniz, benim kıyağım olsun )

 

                                                                                                                                                                                                                           1 Kasım 2011

Bu yazıya başlarken yine nasıl ve nerelere varacağı belli olmayan bir yola girdiğinin bilincinde olan kalemim, sıcak konteyner içinde uyuya kalan bedenin uyandıktan sonra neler saçmalayacağının da farkında değildi. Kaç satır oldu daha da belli bir konu ortaya çıkmadı diye yazıya devam ederken. Yukarıdaki Yalakalık konusuna biraz daha dalayım dedim Her götün yanında bir yalakası olması artık standart oldu demişti bizim Deli Yazar ve devam etmişti; “Götlük artık standartlaştı, Göt ve yalaka olmayanların süründüğü bir çağın ortasına doğru koşuyoruz, Göt ve Yalaka eskinin Karagöz ve Hacivat gibi ayrılmaz bir ikili oldular, Adam Göt ise yanında muhakkak bir Yalakası var, Yalaka ile Yalamanın iç içe geçmiş olması da ayrı bir konu “. Bu konular fazla da cazip gelmeyebilir, biz kalemlemeye devam edelim, dikkat ederseniz artık yazmak demiyorum kalemlemek  diyorum, yazmak  belki daha akıllı bir eylemdir diye yazma işini daha akıllılara bırakarak kalemi kağıda daldırıyorum yani kalemliyorum, bu arada kağıtta bu işe ne der fazla da iplemem, kağıt olup da nice zamandır kalem yüzü görmeyenler var, kalem görmüş hem de satır satır  yazan kara bir kalem daha ne isteyebilir ki, kağıt kalemin  ne yazdığına bakmaz, kağıt kalemin üzerinde mürekkebini akıtıp   gezmesine bakar. Neyse biz kalemlemeye devam edelim dün akşam lafı geldi söyledim; Masamızda oturan bir geyik yanındakine “sen hangi takımı tutuyorsun “diye soruyor, yanında ki de “ben takım falan tutmuyorum” diyor, Geyik de “tamam tutmuyorsun da nefret ettiğin bir takım da mı yok “diyor Ben de dayanamıyorum” ulan bu çağda affedilmeyecek ve en önemli tek suç var o da Nefret Söylemi  “ dedim ve O Geyik arkadaş harbi geyik gibi baka kaldı. Yani harbiden nefret edip de gerekeni yapabilen tiplerden olsa gam yemeyeceğim ama her kelimeyi çok kolay söyleyip sonra da dut yemiş bülbül gibi kaldın mı olmuyor.

 

 

                                                                                                                                                                                                                           4 Kasım 2011

kalemlemeye devam, grip oldum günlerdir iki burnum, iki gözüm ve bol peçete ile mücadele veriyorum. Bu arada gribin tek ilacı var o da GRİPİN, yani ne varsa eskilerde var.

--Sen ne iş şantiyelerde takılıyormuşsun

--Evet, aynen koca bir şantiye, koca bir alan, yüzlerce adam, biz de şoförlük işi yapıyoruz

--Mühendislerle aran nasıl?

--İyidir

--Nasıl tanıştınız?

--Yemekhanede fark ettim

--Nasıl?

--Yemek sırasına girmeden yemek yiyenler ve yemek tabldotunu masada bırakıp gidenler de kim dedim  “ onlar mühendisler “ cevabını aldım 

--Sonra? Muhabbetin nasıl?

--Konuştukça şaşırıyorlar, şaşırdıkça saçmalıyorlar, sıradan bir adamla ne iş durumu.

--Uzak olsun, ben den uzak…

0
0
0
Yorum Yaz