....takma dişli kurt ,toprağın üzerinde atılmış duran oklara baktı ,gözü yay arıyordu çünkü yay olmazsa bu oklar hiç bir işe yaramazdı ,tıpkı binicisi olmayan kırat gibi ...hava kararmaya başlamıştı bir evin önünde durdu gerçi buna ev demek ne derece doğru olurdu ama o yine ev dedi, içerisi hayli kalabalık ve hareketli idi ,o saray yavrusu yeni ev her nedense normal Edison ampülleriyle aydınlatılıyordu ama bu gerçekten normal gözükmüyordu sanki çaybahçeleri gibi kabloların ucuna ampüller bağlanmış ve hepsi düşük watlı yüzlerce ampül vardı bunların kabloları da kapıdan çıkmış, uzaklardan bir yerden geliyordu ,"neyse" dedi takma dişli kurt "burası bize göre değil ,şu kahvede soluklanayım da bir çay içeyim ,hah genç kıraathanesi yazıyor ,neşeli bir yerdir burası"dedi ve içeriye bir göz attı içerisi tamamen yaşlı başlı adamlarla doluydu yalnız ocakçı genç bir çocuktu "hayret "dedi" bizde genç diye girdik onunda bir çaycısı gençmiş ".... hayırdır inşallah ,bu sabah böyle bir rüya ile uyandım Allahtan uyandım yoksa bu kabus olurdu o ne kardeşim takma dişli kurt,yaysız oklar, sarı ampüller, genç çaycılar ,aman haaa...
sokaklarda Özkn Cn