Sokaklar ve caddeler kiralık dükkânlarla doldu ne iş diye soruyorum. Bu sorunun cevabı belki de ayrıntılı ekonomik analizleri gerektirir ama ben ayrıntılardan, analizlerden, ekonomi biliminden nefret ediyorum, ben açıkça diyorum ki başarılı olmanın en önemli yanı iyi bir yalaka olmaktır, belki bunu çok uç noktada dile getirdim ve belki kendini başarılı sananlar bozuldu ama onlar bir düşünsünler bakalım, bu memlekette okul yıllarından başlayarak yolunun açılması, okey alması için neler, ne tavizler, ne yalvarmalar, ne yağ çekmeler yaptılar, bu yalnızca yabancılara da değil en yakınlarına bile yapmadılar mı? ,kesinlikle yaptılar bunu kendimden biliyorum, ben yapayım dedim baktım yapsam da olmayacak, bir şey fark etmeyecek ve yalakalığınla kalacaksın, işte o zaman dedim ki oğlum Özkan sen dimdik yürü düşersen de ağlama, yinede yalakalık etme, ee ne oldu zaman zaman başardık ama suyun başı yalakalarla dolmuş, biz arka ve dolambaçlı sokaklara dalarsak suya öylede varız sandık, yolumuzu kaybettik, değişik- bilmediğimiz yerlere çıktık, darbeler, dayaklar, normal yolu bulduk, o yolda yürüyelim dedik, biz akıllı bilgiliyiz kazanırız dedik, olamadı akılla, bilgiyle değil satışla, hainlikle, acımasız ve kurnazlıkla oluyormuş ve anladık ki kazananların ödediklerini ödeyecek birikim! Bizde yok kazananlar kesinlikle fazlasıyla bedelini ödemiştir, onları kıskanmayalım, kaybedenler arka ceplerinde kalan onurlarını çıkarıp ellerine alsınlar ve baksınlar, ne olursa olsun onun değerini bilsinler, onu en çalınamayacak yerlerinde özenle saklasınlar baki kalan bu kubbede yalnız ve yalnız onurdur, bağımsız, özgür bir yapıdır, sen gidince anlatılan sadece bunlardır.