.........."Altın Portakal'ın ulusal yarışma jürisindeki Cem Yılmaz da 'Zeynep'in Sekiz Günü'nün galasında bir izleyiciyle tartıştı. Filmin uzun disko sahnesinde, sessiz sedasız da olsa bir espri patlamadan duramayan Cem Yılmaz, cep telefonunun ışığını yakıp sallayarak bir nevi ambiansa katkıda bulundu. Ne var ki hemen arka sırada oturan bir seyirci bu durumu ciddiyetsiz bulmuş olmalı ki Cem Yılmaz'ı uyarma gereği duydu. Ünlü oyuncuyu bu kadar ciddiyete pek de anlayış göstermedi. Aralarında 'Dışarda hesaplaşalım' manasında işaretleştiler ve hakikaten film çıkışı karşılaştılar. Cem Yılmaz, 'Bana adap dersi vermeye kalkma' diye kızgınlığını, adam da gerçekten bu 'telefon sallama hareketi'nden rahatsız olduğunu ifade ettiler. Meseleyi uzatmadan iki medeni insan olarak salonu terk ettiler. Bu arada Cem Yılmaz'ın festival kankasının 'jüri arkadaşı' Zeki Demirkubuz olduğu tespitini de yapmalıyım. Festivaldeki bu samimiyetten bir Zeki Demirkubuz-Cem Yılmaz filmi çıkar mı, nasıl olur, onu bilemeyeceğim." -şimdi ne diyeyim, yeri gelince delikanlı gibi konuş ,ve gel rahat bulduğun ortamda .... yani şimdi bu kardeş mahalede olsa ne olur ? herhalde delikanlı olur ve biz onu örnek gösteririz ,ne bileyim şartlar delikanlı yapıyorsa ,şartlar böyle de yapar ,şartlara bu kadar da bağlıysak ,şartlar oluşsun öyle konuşalım...! mavracı'dan Sokaklarda blogcu Özkan