Ramazan geldi, katığımız bol olsun diyorum, ekmeği -somunu bir şekilde bulan insanımız esas olan yanına katığını, peynirini, zeytinini bulsun, aslında mesaj verme diye kaygımız fazla yok da yinede, ekmeğin yanına yaşanılacak bir dünya olsun diyelim.
Nerde o eski ramazanlar muhabbetini de geçelim, belediyelerin vicdan (ramazan) çadırlarını da geçelim, gelelim esas kanayan yaramıza; sokak çocuklarına, şimdi onlar bu çadırlara dolacaklarılar ve hiç de o çadıra muhtaç olmayanlar onlardan rahatsız olacaklar, sonra ramazanın hikmetlerinden, orucun faydalarından bahsedecekler, işte şimdi bu bloga yakışmayacak o işi, yani onlara uygun tumturaklı küfürleri etmeyi sokak çocuklarına bırakıyorum, onlar en güzelini yapar... Yapacaklar.