Nasıl yırtacağız abi? Demeler çoğaldı, nasıl çoğalmasın ki, adam çaresiz adam bunalmış ve kısır döngüye girmiş, hani adam kaçmak istiyor ama pili bitmiş nasıl kaçsın, yırtsa zaten bu saate kadar yırtardı. Ve diğer muhabbette yolumuzu nasıl bulacağız? Nasıl bulacağız? Sürekli batıya gideceksin... Buldun buldun, bulamadın zaten çıktığın sokağa geleceksin ve bir şey de kaybetmezsin, sokak yine aynı sokaktır ve bıraktığın sokakta bıraktıklarını aynı bulamazsın... Azar azar yaşayacaklarını bir anda yaşayıp, toptan şoka gireceksin... Ve Aziz Nesin in hikâyesi gibi "biz bu b.ku niye yedik "lere geleceksin... Tabi bu kötü senaryo, aslında kötü senaryo büyük ihtimalle olacak olacak ta sen ne kazanmış olacaksın, yer- yurt görmüş olacaksın kahvede TV seyrederken gittiğin yerler çıkarsa" aaa bak bak ..."muhabbeti yapacaksın... Hani kaçış fırsatlar yaratmazmı? Yaratır tabiii ama bizim çevremizde bunun fazla örneği olamaz, neden? Çünkü İstanbul çocuğu kaçtı mı yani gurbete gitti mi aynı hayatı sürdürmeye başlar, ne oldu yaşadığın kar kaldı... Tehlikeye de fazla girmez çünkü kafası biraz çalışır, kafa çalışınca korku zırt diye çıkar. .tırsar. İdare eder... Hemşerim-köylüm muhabbeti zaten İstanbullu ya da büyük şehirlide olamaz, görseler birbirlerinden uzaklaşırlar... Ve senaryo budur. Nerden gelmiştik... Nesil yırtacağız ağabey? Diye sormuşlardı... Yırtmayı bırak. Sen pantolonuna sahip çık onu da yırtmasınlar derler sokaklarda.