20/10/2009
Madem bu kadar affedici idin!
Madem bu kadar affedici idin!
--- Madem bu kadar affedici idin bu kadar koparılan, soldurulan fidanların ne suçu vardı? ,Dağdakilere bu kadar merhametli idin, şehirdekilerin tehdidi daha mı ciddi idi?
---Sen de bayağı merhamet beklermişsin bizim haberimiz yokmuş!
---Sen de haklısın ama benimkisi aslında zamanında anlattığım şehrin akıllısının köylünün kurnazına nasıl tuş olduğudur
---Bu biraz da yönetenlerin ayarının şehirlere göre yapılandırılması ile ilintili
---Şehrin muhtarı ile köyün muhtarı da diyeli biliriz, işte bizim için için kıllandığımız durum aslında bununla da ilintili
---Yani dağdakilere burun kıvıran şehir aydınının “ne oldu be !” şaşkınlığı mı?
---Hem o hem de kanıksanan sürecin birden hızlanması karşısında şaşkınlık,
---Esasen açık olmayan şeylerin her zaman verdiği kıllanmadır ve bu kıllanma çoğu zamanda haklı çıkar,
--- Kokusu da çıkar mı?
---koku dert değil beni harbiden uyuz eden; başlık da yazdığımdır” Madem bu kadar affedici idin !” ve onca yıllar ve onca canlar ve o günleri dizilerden başka anlatacak kimselerin bile kalmamasıdır
---Anlat o zaman
---Dinleyeni olmayan ihtiyarın elindeki baston kadar bile işe yaramaz anlatacaklarım,
--- Salla o zaman o bastonu da ,küfürünü de















































































0 yorum yazılmıştır