En diptekiler; anlatılması, anlamsı, yazılması en zor insanlardır, diptekiler, ediptekiler insanın ama insanın vicdan azabıdır, onlar bir yanıyla zavallı, biryanıyla eksik, bir yanıyla atılmışılar kenara süpürülmüşler ama hiç bir zaman yok edilememişler, edilmemişler, onlar diğer yanıyla da, sıradan insanlara gösterilecek kâbus gibidirler, onlar "bak uslu durun sizde öyle olursunuz" örneğidirler, onlar bizim ne durumda olursak olalım " Allaha şükürler olsun" deme nedenimizdirler, işte onlar bu ve daha da fazlasıdırlar, işin ilginç ama doğal olan yanı; bundan hiç de haberleri yoktur, kendilerini hamam böceği gibi hissederler, gündüzleri saklanırlar, kenarda köşede sığınarak, korkarak-korkularak, büzülerek-sürünerek dolaşırlar ya da bir delik bulurlarsa orada sızıp kalırlar, gece ortaya çıkar dolaşırlar, en rahat ettikleri zamandır geceler, tek düşünceleri" bu kış nasıl geçecektir",aslında yok olmayı da düşünürler ama güçleri yoktur kendilerini yok etmeye ve aslında sisteminde gücü yoktur onları yok etmeye, sitem sitem olurken sistemsiz iken o da bu durumlardan geçmiştir, dediğimiz gibi bu adamlar herkese lazımdır onlar bizim" kâbusumuz" onlar bizim "kıyamadığımız ama iğrenilenlerimizdir" ,bir aşama daha yukarıda olanlar bile onları hesaba katmaz, onlar hesaba girmez, onlar bazen kapalı spor salonlarına toplanır o zaman haber olurlar, yıkanırlar, utangaç çocuklar gibi yerden yukarıya doğru kameraları süzerler, kim bilir içlerinden ne küfürler sallarlar ,"açların çorbaları acı olur" , "açların konuşmaları da düşünceleri de küfürlü" olur, küfür onların acısı-baharatıdır, küfür baharattır, olmazsa olmaz, neyse küfürleri bol olsun... Ne etseler haklıdırlar onlara -sadece onlara suç bulanlar, en adisinden kaşalottur.