Sokaklarda dolaşıyorum, milletin gözlerine bakıyorum, çocuklar ve gençlerin dışında gözünde -yüzünde nur olan birini göremiyorum. Yabancıların alayının gözlerinin içi gülüyor, bizim millete birileri, sanki karanlıklar prensi gibi birisi-birileri karanlık bulaştırmış, insanların ruhu -gözleri-yüzleri kararmış. .Kimsiniz kardeşim siz? Bu insanların ruhlarını bu kadar da karartmaya ne hakkınız var herkes birbirine düşman gibi bakıyor -karanlık bakıyor. Nerde o bu toprakların o aydınlık yüzleri, yok ettiniz aydınlık-umut dolu gençleri -fidanları, geriye karanlık -umutsuz bakanlarla, karanlık-çakal bakanlar kaldı, ne olacak yani, şimdi bu yarattığınız toplum çok mu güzel oldu? Sizin yaptığınız yemek bumu? Sizin yaptığınız bu yemek kimsenin hoşuna gitmez kardeşim, sizin yemeğiniz böyle iğrenç olur ve bu yemeği ancak sizin gibi kifayetsiz ve iğrenç karanlık -çakallar-leş kargaları sever, biraz olsun ışığını kaybetmemişler sizden de sizin yaptıklarınızdan da iğrenir ve kesin çöpe gideceksiniz, bunu uzatamayacaksınız bile, çünkü sizler gerçekten bu toplumu hiçbir zaman yapılmadığı kadar fazla kararttınız -midemizi bulandırdınız, defolun gidin artık, bu kadar da yüzsüz olmayın. Bu insanlar bu kadarını da hak etmiyor, gerçi suçun büyüğü yine bizlerde, sizlere yol verdik sizleri mazlum sandık ama sizler gerçekten bu güne kadar gelenlerin en açı en yüzsüzü çıktınız, yuh size...