Bazı araştırmacılar, haksızlığa karşı hissedilen tiksinme duygusunun bir yüz ifadesini tetiklediği ve ‘kötü tatların..."
---Var ,var ... Yediğin şeylere dikkat edeceksin...
Gelde Yorumla...
Istanbul sokaklari denilince aklima ilk cocuklugumun gectigi yer olan Balat sokaklari gelir.Bu sokaklar,bir zamanlar şanı yurumus,unu kulaktan kulaga yayilmis fakat artik iyice yaslanip gucten dusmus,eskiden evinden cikmayanlarin artik ugramadigi,gercek sevenlerinin de bu dunyadan goctugu kimsesiz bir adama benzer.Buram buram halic kokusu komur kokularina karisir, fakirlik akar eteklerinden.Binalar bile hataya kusmus gibidir,eski ahsap evler artik kararan tahtalarinin ardindan sessizce olumu beklerler.Oyle bir olum ki,su dunyanin insafina kalmis,ya yanarak son bulacaktir yada bir gece sessizce yikilarak.Sonra arkasindan ne bir aglayani olacaktir,ne de buradan da boyle bir muhterem gecti diye hatirlayani.
Bu sokaklardaki evler,hayata karsi sirt sirta,omuz omuza durur,ormanlardaki agaclar gibi sik ve bitisik yukselirler gokyuzune.Kafanizi kaldirip gunesi gorebilmek icin,cumbalari,balkonlari birde evlerin arasinda bayrak gibi dalgalanan camasirlari gecmeniz gerekir.Bu camasirlar film afişleri gibidir.Oturup izlemese de mecburen bilir mahalle hangi film gosterimde simdi,siyah beyaz mi renkli mi.Mahalleliyi ilgilendirmez kimin ne film oynattigi ya, ipin diger ucundaki evde oturan komsu icin onemlidir.
Yagmur yagdigi zaman gokyuzunden dusen her damla onu kucaklayacak bir parca toprak arar fakat nafile.Yere dusmeden once mutlaka bir koseye carparak katilabilir asfalttan kanalizasyona dogru yol alan arkadaslarinin arasina.Zamaninda bir agaclik yer birakilmadigi icin,baharda bile balkonlari susleyen ciliz saksilarin disinda tek cicek acmaz.Bir iki rengi yerinde ev ve boyali dukkan disinda gri tonu hakimdir sokaklara.Asfalt gridir,arnavut kaldirimi gridir,binalar gridir,hatta guvercinler bile nasibini almistir bu soluk renkten.Evlerin catilarini mesken edinmis aksam oldugu vakit ayni besteyi soylemekten bikmayan bu hayvanlarin bile renkleri griye calar.Bu gri cumbusunun ahengini,uzerlerinden gecen arabalara ragmen yikanmak icin sokaklara serilen halilar ile kadinlar ve cocuklarin birlikte uc kurus para kazanmak icin yaptiklari el isleri bozar.Renkli tesbihler,sekerler,cikartmali sakizlar kaldirimlara ortulen renkli yaygilarin uzerlerinde hazirlanir.
Bazi dukkanlar eskiden burada ne renkli alisverisler oldugunu fisildar kulaginiza.Biraz daha kulak verirseniz, eskiden alisveris yapanlarin hatta onlarin cocuklarinin bile bu sokaktan gocup gittiklerini soylerler.Ama sansiniz varsa,o eski esnaftan bir iki kisiye rastlayabilirsiniz de.Refah seviyesi yuksek semtlerde oldugu gibi birbirini tanimayan komsular,bir paket tuz almak icin gezilecek cesit cesit hipermarketler de yoktur burda.Neredeyse herkes birbirini tanir,cocuklarini eslerini hatta akrabalarini ... Bakkal desen kirk yillik bakkaldir,terzi desen kirk yillik terzi.
Bilmeyenler,turist gibi gezer sonra Balat'i anlatirlar,evlerini anlatirlar,tarihini anlatirlar.Oysa orada yillardir oturan Perihan Teyze bilmez Kirmizi Kilisenin tarihini,bilmez oturdugu evin kimbilir kimlerden ona kaldigini, evin icinde kuyu olmasinin ne kadar ilginc ve ayricalikli oldugunu da bilmez.Ama Sali pazarindaki sebzenin nin fiyatini,ekmegin daha ucuz oldugu bakkali,Carsamba Pazari'nda kumascilara ozel bir yer ayrildigini bilir.Mahalledeki mukabelenin bu hafta kimde yapilacagini falan sorun hepsini soylesin size,tarih dersini de siz turistlere birakir musadenizle.


Söylenenler söylendi ,sıra yapmaya ,
direnmeye geldi...
Deli yazar der ki “hiç bir şey sessizlik kadar acıklı değildir”
---ne şimdi bu ,ne olacak bir kitaptan bir alıntı daldım Beşiktaş ta bir kitapçıya raflarda kitaplara bakıp iki satır çalarız diye , hani bir felsefeye bir de şiire hastayım derim ya ,felsefe bölümünde öyle bir kitap ve bana aç ulan bak ulan diyor “Modernite ve Holocaust - Zygmunt Bauman “ kafadan “......Bauman” ismi çekti beni hani Alman keskin bıçak yazarlar hesabı , açtım ve bakıyorum , soykırım,nazi... falan aklıma takıldı ama bu laf beni tam alnımdan vurdu “hiç bir şey sessizlik kadar acıklı değildir”, fazla da geyiğini yapmayacağım ," budur" deyip kapatacağım ...
Deli yazar Özkan ve çalıntı ;alıntı
Söz 4
Hayat içi su dolu bir fıçıya benzer. Bu suyu birden içsende biter, yavaş yavaş içsende biter.
Beni şimdiye kadar bir kişi anladı. O da yanlış anladı.
İhtiyarlik ile gençlik diyerek,
Şu hayati ikiye böldürme!
Ey büyükten de büyük Allahım,
Benden evvel s.kimi öldürme!
Bana yar olmayan devr-i devranın,
İzzet-i ikramını .ikeyim.
Yansın ****ler alayı,
Su veren itfaiyenin hortumunu .ikeyim.
Su-i tedbirimle yahu, öyle boklaştı işim.
Ağzıma sıçtı felek, hem de .ikti geçmişim.
Bana yoktur luzumu gülşeninin,
Şer-i tarik u ruz-ı ruşeninin,
Ne gulammanın, ne de zenninin,
Hepsinin ta mezarını .ikeyim.
Anıları
Muhabir: Ne kadar içki içersiniz?
Neyzen: Birinci dünya harbi boyunca 18 bin okka rakı içtim.
Muhabir: He he yok canım!
Neyzen: Gülmesene kardeşim hesap yaptık hesap!
Neyzen bir gün gene çığırından çıkmış Adanalıları yolda bırakacak şekilde Allah kitap küfür ediyor. Bir arkadaşı geliyor yanina:
-Bre Neyzen ayıptır günahtır nasıl küfürdür bunlar?
Neyzen adama bakar
-Hocam, biz büyük kapının köpeklerindeniz; Biz havlayıp hırlamasak kapının büyük olduğunu kim anlar?
Neyzen Tevfik bir gün Cami'de Hoca'nın vaazını dinler. Hoca cemaate herkesin dinin gereklerini yerine getirmesi gerektiğini, cennette herkese çok güzel huriler verileceğinden ve bu hurilerle ne yapmak isterlerse yapabileceklerini anlatır. Ertesi gün ki vaazda Neyzen Hocaya sorar:
Hocam cennet'te şarap olacak mı? diye.
Hoca bu soruya çok sinirlenir başlar neyzeni zındık, kafir, iblis gibi dini motiflerle haşlamaya ve sorar:
Bre zındık cenneti meyhane mi sandın?
Neyzen istifini bozmaz önceki günü hatırlatır:
E Hoca dün cenneti kerhane yaptın.
Bunlar ruhsuz ****,Bunlar milyonluk eşşek.
Biz Türk filmlerindeki tecavüz sahnelerini izleyerek masturbasyon yapmış bir halkın çocuklarıyız, kimse bizden saf ve temiz duygular beklemesin
Entellektüellerin binlerce yıldır süregelen görevi insanları pasif itaatkar cahil ve güdümlü hale getirmektir.
Her türlü otorite ve hiyerarşi sorgulanmalı ve bunların meşruiyeti ispatlanmalıdır... Meşruiyetini ispatlayamayan her türlü otorite gayrimeşrudur ve devrilmelidir.
-Delikanlı sen yaşlılığın ne olduğunu bilmiyorsun ama ben gençliğin ne olduğunu biliyorum.
Ahmaklar, sarhoşlar ve Amerika için özel bir ilahi adalet var.
19 unda sosyalist olmayanın kalbi yoktur. 30 unda sosyalist olanın beyni yoktur.
Dünyanın aklının yüzde doksansekizi II. Abdulhamidde yüzde biri bende geri kalan yüzde biri ise diğer insanlardadır.
Evlilik, iki kişilik yalnızlıktır.
Bir insan treni kaçırırsa başka bir tren gelir onu alır. Bir ulus treni kaçırırsa başka bir ulus gelir onu alır.
Gerçek değer; gelmesi boşluk dolduran değil gitmesi boşluk yaratan.
Kan sadece bir renktir.
İnsanlar bana film okuluna gidip gitmediğimi sorduklarında onlara: "Hayır, filmlere gittim" diyorum.
Söz 3
Her soru bir arayıştır.
Niye varolan da, hiçlik değil? Soru(n) bu!
Dil varolmanın evidir.
Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın.
Sahipsiz vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.
Yazarlar kimlerdir; nasıl insanlardır? Bu soruyu şöyle cevaplayabiliriz: Gerçek yazarlar analarının rahminden değil, kalemlerinin ucundan doğarlar. Aydın olmanın birinci niteliği muhalif olmaktır. İşte bu nedenle yazar, hiç bir otoriteye, hiç bir politik sisteme bağımlı (angaje) olmamalıdır.
Cesaret korkarak devam etmektir.
Yalnızca yaşamak bile, başlı başına bir çığlıktır
Özlem, insanların kendilerine eziyet etmek için keşfettikleri o duygu!
Dans ederken yapabileceğin en büyük hata düşünmektir. Hissetmelisin.
Tımarhane ve hapishane, iktidarların sopası olmuştur tarihte.
Korkunun kaynağı gelecekte yatar. Kim gelecekten kurtulmuşsa, korkacak hiç bir şeyi yoktur
Yavaşlık adlı romanından
Yaşadığı yeri terketme arzusundaki insan mutsuz bir insandır.
(A person who longs to leave the place where he lives is an unhappy person.) Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Geç yetişen ağaçlar en iyi yemiş verenlerdir.
Murray Bookchin ( d. 14 Ocak 1921- ö. 30 Temmuz 2006) özgürlükçü sosyalist, siyaset felsefecisi, hatip ve yazar.
“Varlığımız oluş halindedir, durağan değildir.”
“Bizim bilimimiz Ütopyadır, bizim Gerçeğimiz Eros'tur, bizim İsteğimiz Devrimdir.”
“Çok uzak bir ideal olmayan Anarşist toplum, ekolojik ilkelerin hayata geçebilmesi için önkoşuldur.”
“Peter Kropotkin, Anarşizmi sosyalizmin aşırı sol kanadı olarak tarif etti ki bu düşünceye tamamen katılıyorum.”
“Bugün derin kaygılarımdan biri de, özgürlükçü sosyalist özün, moda olan, post-modern, tinselci, mistik bireyselcilikle erezyona uğratılmasıdır.”
“Kapitalizm toplumsal kanserdir. O her zaman bir toplumsal kanser oldu. O toplumun bir hastalığıdır. O toplumun tümörüdür.”
“Eğer biz imkansızı yapmazsak, olanaksız ile karşı karşıya kalacağız.”
“Şu an varolanın varolmasının zorunlu olduğu kabulü, önsezili düşünceyi aşındıran bir asittir.”
“Ne kadar iyi düşünülmüş olursa olsun küçük adımlar evrensel, küresel ve feci bir hal almış problemleri kısmi olarak dahi çözemez. Eğer kısmi 'çözümler’ denen birşey varsa bu sadece ekolojik krizin sabit doğasını gizlemek için kullanılan makyaj malzemesidir. Onlar bu suretle halkın dikkatini ve teorik içyüzünü, gerekli değişikliklerin derinliği ve genişliği hakkındaki yeterli kavrayışdan alıkoyarlar.”
Hayvan yenir,insan yenmez.
Bülent Ersoy dünyaca ünlü bir star olacaktı ama önünü kestiler,şimdi ona arkadan destek vermek gerekir.
Felsefe Yapma,Felsefe Yapma
Sen ilen biz, what is the matrix ?
Damdan düşenin halini, damdan düşen bilir.
Parayı veren düdüğü çalar.
Ye kürküm ye!
El elin eşeğini şarkı söyleyerek arar.
Düşmeseydim zaten inecektim.
İki şey var ancak ölümle unutulur, anamızın yüzüyle şehrimizin yüzü. (Saman Sarısı şiiri)
Arkadaşlık ağaca benzer, kurudu mu bir daha yeşermez.
Selanikliyim.
Söz- 2
Roma'da ikinci adam olmaktansa, bir köyde birinci adam olmayı tercih ederim...
Din, bunalmış mahlukun iç çekişi, merhametsiz bir dünyanın ruhu ve aynı zamanda akılsız bir çağın aklıdır. Din halkın afyonudur.
İnsanların maddi yaşam koşullarını belirleyen onların bilinçleri değildir, bu maddi koşullar onların bilinçlerini belirler.
Cehalet, ayrıcalıklı sınıfın ustaca kullandığı bir silahtır.
Cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla döşelidir.
Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser.
Görmek bile nispidir. Kaşınan yeri parmak, gözden iyi görür.
Sen bu -Allah- sözünü beline silah etmeye çabalamaktasın, ama bu silah bize hiç sökmez.
İslamın şartı beş, marksizmin şartı birdir; o da haddini bilmektir.
Asmayalım da besleyelim mi?
Adalet yerini bulsun diye bir sağdan bir soldan asıyorduk.
İdamları imzalarken ellerim hiç titremedi.
Netekim
Bugün olsa gene idam hükümlerini imzalardım.
Mütemadiyen
Kadınların saçlarının görünmesi günah olacaksa Allah onları saçsız yaratırdı
Özelleştirmede satıyorsun, satıyorsun bitmiyor. Bu kadar komünist bir ülkeymişiz.
Babalar gibi satarız.
Eskişehiri süper lige çıkarın size ronaldinhoyu alacağım.
Eskiden önce orospularla yatıp sonra temiz aile kızlarını alırdık, şimdi önce temiz aile kızlarını alıp sonra orospularla yatıyoruz…
Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için, güneşin doğduğunu sanırlar
İnsan dinin başlangıcı, insan dinin ortası ve insan dinin sonudur.
İncilde yazdığı gibi, tanrı insanı tasarlayıp yaratmadı. "Hristiyanlığın esasları"nda gösterdiğim gibi, insan tanrıyı tasarlayıp yaratmıştır.
İnsanlara ya iyi davranınız ya da onları ayaklarınızın altında eziniz. Çünkü az incindiklerinde intikam peşine düşebilirler, daha fazlasındaysa bunu akıllarına bile getiremezler
Düşmanınıza saldırabilirsiniz..doğru mu yanlış mı yaptığınızı düşünmeniz gerekmez, er ya da geç yargı(ç)larınız sizi haklı çıkarmak için en iyi gerekçeleri bulacaktır nasıl olsa
Eğer kötülük yapılacaksa bir anda yapılmalıdır. Bu yolla, kısa sürelere sığacağı için sonuçları daha az acı verir. Fakat iyilikler yavaş yavaş hayat geçirilmeli; tadında böylece daha iyi varılmalıdır.
Kadınlar sıradan erkeklerden hoşlanır ve erkekler de sıradan olmak için ellerinden geleni yaparlar.
Zevkleri başkasının müsaadesine bağlı olan insan zavallıdır.
Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür... Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür... Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür... Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür... Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür... Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür... Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür...
Zayıf insanlar affedemezler. Affetmek güçlülere has bir özelliktir.
B çok önemli bir harftir. B olmasa, Bülent'e Ülent, Bursa'ya Ursa derdik
Sözler
Aşılmaz bir duvarın önünde yaşamak köpekçe yaşamaktır.
Bir insanın tek başına mutlu olması utanılacak bir şeydir.
Bir yazarım. Ben değil kalemim düşünür, anımsar ya da kuşatır.
Dünya aydınlık olsaydı, sanat olmazdı.
Haklı olma ihtiyacı, sıradan insanlara özgüdür.
İnsanı akıllı yapan tek şey nefrettir.
İnsanın her gün yaptığı en iyi şey intihar etmemeye karar vermektir.
Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummaktır
Bir hatayı iki defa tekrar etmeyen en mükemmel insandır.
Bu dünyada beni birkaç kişi anladı, onlar da yanlış anladı
benim anlayışıma göre sıradan bir cinayet, savaşta adam öldürmekten daha kötü değildir.
Hayal bilimden daha önemlidir, çünkü bilim sınırlıdır.
Önyargıları yok etmek, atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordur
Etik yalnız insansıl bir sorundur,arkasında insanüstü bir yetke bulunmamaktadır ve buna gerekte yoktur(1953)
Yarattıklarını cezalandıran ve ödüllendiren ya da bizim yaşayacağımız bir irade türüne sahip bir tanrı düşünemiyorum. Bedensel ölümden sonra kişinin yaşamını sürdürdüğüne ne inanırım, ne de inanacağım...
Şu dünyayı Tanrı yarattıysa, onun yerinde olmak istemem doğrusu. Çünkü, dünyanın sefaleti yüreğimi parçalar.Yaratıcı bir ruh düşünülürse, yarattığı şeyi göstererek ona şöyle bağırmak hakkımızdır: "bunca mutsuzluğu ve bu üzüntüyü ortaya çıkarmak uğruna, hiçliğin sessizliğini ve kıpırdamazlığını bozmaya nasıl kalkıştın?"
Para deniz suyuna benzer, ne kadar çok içersen o kadar çok ona susarsın.
Yazgı kartları karıştırır, biz de oynarız.
İyimserlik dinlerde olduğu gibi felsefede de gerçeklerin yerini almış temel bir yanılgıdır.
Kalbin gerçek, derin barışı ve tüm ruhun huzuru sadece yalnızlıkta bulunur.
Zeki bir insan yalnızlıkta, düşünceleri ve hayal gücüyle mükemmel bir eğlenceye sahiptir.
Sağlık her şey değildir, ama sağlık olmadan her şey bir hiç.
Evlenmek, haklarını ikiye bölmek ve görevlerini ikiye katlamak demektir
İnsanları tanıdığımdan beri hayvanları severim.
Çok insan kafaları olmadığı için kafayı bozmuyor.
Doğuştan gelen tek bir yanılgı vardır. O da mutlu olmak için burada olduğumuzu sandığımızdır.
Dinler ateş böcekleri gibidir: Parlayabilmek için karanlığa gereksinim duyarlar. Tüm dinlerin koşulu yaygın olan belirli bir derecede cehalettir. Ki sadece bu havada yaşayabilirler ancak.
Dünya, 15 yaşından küçük çocuklara din dersi vermeyecek kadar dürüst olursa, belki o zaman ona umut besleyebiliriz.
Şükür ki yüz tane ahmak bir araya gelse bir tane akıllı adam etmez.
En değersiz gurur, milli gururdur. Bu, onunla gurur duyandaki bireysel özelliklerin yoksunluğunu ele verir. Çünkü insan neden milyonlarca insanlarla paylaştığı bir özelliğe tutunma gereği duyarbilirki başka türlü? Dikkate değer kişisel niteliklere sahip olan, sürekli göz önünde bulundurduğu ülkesinin hatalarını açıkça görebilecektir. Ama dünyada gurur duyabilecek hiç bir şeyi olmayan her zavallı aptal gurur duyabilmek için son çare olarak ait olduğu ülkesi ile gurur duyar.
Hayat berbat bir şeydir. Hayatımı onu düşünerek geçirmeye karar verdim.
Yetenek başkalarının vuramadığı hedefi vuran nişancı gibidir; dahi ise başkalarının göremediği bir hedefi vuran bir nişancı.
Olabildiğince az şey dilemek ve çok şey öğrenmek istiyorum.
Önemsememek önemsenmeyi getirir.
Voltaire'in sözünü tersine çevirerek diyorum ki, eğer Tanrı gerçekten varsa, onu yok etmek gerekir.(Eğer Tanrı var olmasaydı, onu icat etmek gerekirdi.)
En başta, ilâhiyatın ilâhî zorbalığına, Tanrı'nın hayaline başkaldırmak gerekir. Gökyüzünde bir efendimiz bulunduğu sürece yeryüzünde kölelikten kurtulamayız
Gidiyorum ben boşçakallar , sıçmışım ortalık yerinize. Kıçımın fosforuyla aydınlanın siz artık
Kart sensin postal sana girsin.
Dünya bir meşin toparlaktır, Allah da gol!
Körfezdeki dalgın suya bir bak; göreceksin Nato' nun kablosu durmakta derinde.
Yaşayan bir amerikan ayyaşı ölü bir yunan tanrısından daha çok ilgilendirir beni.
Cesur insanın hayal gücü kısıtlıdır. Korkaklık kötü beslenmenin bir sonucudur.
Entellektüel; basit bir şeyi karmaşık söyleyebilen kişidir; sanatçı ise zor birşeyi kolay.
Tabii ki bir insanı sevebilirsiniz, eğer onu yeterince tanımıyorsanız.
Sadece sıkıcı insanlar sıkılır.
Mezarlıktayken seksen yaşıma kadar yaşamaya karar verdim. Düşün, seksen yaşındasın ve on sekizlik bir kızla seks yapıyorsun. Ölüm oyununda mızıklamanın en iyi yolu.
Ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin... Savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve silahlarımız elden ele geçecekse ve başkaları mitralyöz sesleriyle, savaş ve zafer naralarıyla cenazelerimize ağıt yakacaklarsa ölüm hoş geldi, safa geldi...
Devrimcinin görevi devrim yapmaktır.
Gerçekçi olalım, imkansızı isteyelim. 14 Haziran 2007
Devrimden başka bir hayat yoktur.
Bir yalan, hangi amaç için söylenmiş olursa olsun, her zaman, en kötü gerçekten daha kötüdür.18.02.2007
Şansın yok, bunu kullan!
Bir, iki, birden çok Vietnam yaratalım.
Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.
Savaşan, kaybedebilir. Savaşmayan, çoktan kaybetmiştir.
Buraya beni öldürmeye geldiğini biliyorum. Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın.
En önemlisi, kaabiliyetinizi koruyabilmeniz, dünyanın neresinde olursa olsun her haksızlığı kendinize karşı yapılmış gibi hissetme kaabiliyetinizi. Bu bir devrimcinin en önemli özelliğidir.
insanoğlu çok derin bir varlıktır.ben tanrı olaydım bu kadar derin yaratmazdım
İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır.
Varolmak susamadan içmek gibi bir şeydir.
En büyük günah pişmanlıktır.
Foto muhabiri Hüseyin Özdemir, İstiklal Caddesi'nde gördüklerini bianet'le paylaştı. Özdemir fotoğraflar için "Dokunmak görmektir. Ya da görmek dokunmak. Dokunmak görüneni yaşamak, yaşadığını duyumsamak, algılamak, algıladığını özümsemektir. Özümsediğinse eğer sende özse işte insan olmak ordadır..." diyor.
"
| « Önceki Haber | - | Sonraki Haber » |
'Onların karşısında hamam böceğisiniz!' | |
Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan eski asker, akademisyen ve yazar Erol Mütercimler gözaltı sürecini SKY Türk televizyonunda katıldığı canlı yayında anlattı. İFADE ALANLARIN KARŞISINDA HAMAMBÖCEĞİSİNİZ: "Emniyette ifade verirken susma hakkımı kullandım. İfade alanların karşısında siz hamamböceğisiniz... Yaptıkları işten zevk alıyorlar. Çok ustalar. 'Zevk almasak yapar mıyız' dediler..." "" sokaklarda buna fazla yorum yapmaz ve kısaca siz gerçekten böcekmişsiniz, tüm olanları yemişsiniz der ve ekler , 12 eylülleri gördüm diyenler bu kadar da silik mi olur ,yuh be ,yuh"" |
![]() HERKES BİLİYOR:.. Everybody Knows (L.Cohen) | ||
|

| | ||||
|
| ||||
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
| ||||