
Meğer herkes ne çok biliyormuş. İki gündür gazetelerde sayfa sayfa okuduk, TV'lerde sıram sıram dinledik. AKP'nin, ikinci kez açık ara iktidara gelişinin nedenlerini sağcısı solcusu, medyacısı politikacısı, bilimcisi kilimcisi herkes tek tek sıraladı; görünen o ki, daha da sıralayacak.
Biz de bu kervana bir köşesinden katılalım. Şenlikli muhabbete, fındık ezmesi gibi tatlı bir örnek verelim.
Geçen yıl bu mevsimde AKP'nin fındık üreticisini perişan edişini anımsayacaksınız. Karadenizli fındık üreticisinin tepkisini, Ordu'da yüz binlik mitingi unutmadınız her halde.
O günlerde sevgili Tufan Türenç, kardeşimiz "Fındık üreticisi, bu yapılanı mahşere kadar unutmaz" diye yazmıştı. (Hürriyet, 2 Ağustos).
Sevgili dostumuz Mustafa Balbay da "Bugünün yarını var. Bugün fındık, yarın sandık" diyordu. (Cumhuriyet, 4 Ağustos).
Biz ise, 9 Ağustos'ta bu köşede şunları yazmışız:
"Unuturlar sevgili Türenç, unuturlar, bal gibi unuturlar.(...) Yarın fındık üreticisinin ağzına bir parmak bal çalınınca her şey unutulur."
Ve seçim sonuçları: Ordu'da (208 bin), Giresun'da (122 bin), Rize'de (96 bin oyla) AKP açık ara birinci parti!
Hani, insanımızı ve bu insanımızın politikacısını tanımak diye bir şeyden söz ederler ya, o fasıldan bir örnek daha aktaralım.
Önceki yıl Posta gazetesinde üç buçuk ay süren "Esnafın Nail Abisi" röportaj dizisi için, köşe bucak dolaşıp esnafın sorunlarını aktarıyorduk. Mahmutpaşa'da genç bir kunduracı, çoğu esnaf gibi, işlerin çok kötü oluşundan yakınıyordu. Yine çoğu esnaf gibi, AKP'ye oy vermişti.
Bu kez hangi partiye vereceğini sorduk. AKP'ye demedi; "Tayyip'e vereceğim" dedi.
"Niye?" dedik. Yanıtı:
"Yürüyüşü yeter abi!" oldu.
Yorumu, siyaset bilimcilere ve toplum bilimcilere bırakıyoruz.
nailgureli@milliyet.com.tr"
----Evet bu "yürüyüşü yeter abi "lafını siyaset bilimciler araştırsın,biz ona sokaklarda "haybeden nameler "deriz,ama bütün sokaklar bizim sokaklar değil...ayrıca o yürüyüşün şifresini CHP hiç çözemez..."