2 günden beri birileri; “Bu böyle olmaz”, “Bu şekilde yapılması yanlış”, “Uygulama bu şekilde olursa, sonuçları kötü olur” ve benzeri sözler ediyorlar.
Ne oldu birileri ayağınıza mı bastıda bağırıp çiyaklıyorsunuz.
Daha düne kadar; “Üniversitelerde türban serbest olmalı” diyerek, sivilce kadar beyniniz ile bize demokrasi dersi ve ahlakı vermeye kalkanlar kimdi?
“Bu ülkede demokrasiden konuşmak ve ülkenin demokrasiye doğru açılımları için önce türban serbestisi mutlak şart” diyen kimlerdi?
Şimdi mi düşüyor jetonlarınız?
Neyse sizinkiler şimdi düşüyorda, hala düşmeyenlerde var.
Şimdi gördünüzmü, daha kapı açılmadan, sadece “açalım mı?” kelimesini duydukları anda nasıl dayandılar ve kırdılar kapıyı.
Türban denen bez parçasından geçtim. Çarşaflılar, peçeliler, poturlular, şalvarlılar, sarıklılar, sakallılar nasıl daldılar ama içeriye.
Demokratik hak arayanlardı bunlar değilmi? İnsan hakları diye bağıranlardı bunlar değil mi?
Masum başörtüsümüymüş olay?
Birkaç türbanlının gireceği o kurumlara, otobüslerle yüzlerce radikal islamcının refakatinde girdiklerini, bunların nasıl bir karmaşa yaratıp, yetkilileri nasıl etkisizleştirdiklerini, görevlerini yapamaz hale getirdiklerini gördünüz mü?
Şimdi burada durun bakalım.
Bu gördükleriniz hiçbir şey değil.
Asıl gerçek saldırı bu gün bekleniyor.
Dünün milliyetçi, günün muhafazakar MHP’lilerinin desteği ile şu yasa hele bir çıksın, siz asıl cümbüşü o zaman görün.
Arşivimdeki teyp kayıtlarından biri, buyurun dinleyin. Tek harfine dokunmadan aynen yazıyorum.
“Biz, demokrasi istiyoruz. Biz insan hakları istiyoruz. Ahlaksızlık ve namussuzluk son bulacak. Müslüman istediği gibi giyinecek, kafirede hesap sorulacak. Zaten Müslüman ülkede Müslüman gibi giyinilir, kafirde toprağa yakışır.”
Demokrasi istediğiniz, bayraktarlığını yaptığınız adam bak ne diyor duydunuz mu?
Valla size tavsiyem; (Bu sözümde ironi, espri, iğneleme yok. Bu sözüm gerçektir.) şu an için sırtınızı sıvazlıyorlar ama bu adamlar size kafir damgasını çoktan vurdular bile. Hiç zaman kaybetmeden, eşlerinize birer türban taktırın.
Bu işin şakası artık kalmadı. O yasa çıktıktan sonra bir daha geri dönüşü asla olmayacak.
İnşallah maşallah dönemi zaten çok gerilerde kalmıştı.
Hukuki dayanaklarda artık kalmayacak.
Dostçakalın."