alıntı"“Erguvaniler” ya da “Oligarşi”nin

2007-08-02 12:59:00

 

-----bu günler de bu alıntı da anlatılanlar çok daha manidar ,gerçi her dönem de olay budur ...

"İşte “Erguvaniler” bir anlamda “doğuştan şanslılar” dan (ya da doğuştan organize) oluşan bu sınıfın tüm üyeleriydi. Hem çok azınlıktılar hem her yerde idiler. Hem iktidarda hem muhalefetteydiler. Burada isim isim saymayacağım. (Merak edenler kitabı alıp okusunlar.) Siyaset, iş dünyası, bürokrasi, diplomasi, istihbarat dünyası, sanat, edebiyat, medya, show dünyası, TV dizileri, araştırma şirketleri, reklamcılık, vakıflar, moda dünyası, vb onlarla doluydu. Üstelik en az birkaç kuşaktır oradaydılar ve “babadan oğula, dededen toruna” geçen bir iktidar biçimiydi bu.

“Gökyüzü” Tayfun Er’in araştırması Mehmet Şevket Eygi, Yalçın Küçük, Soner Yalçın ve Mahmut Çetin’in kitaplarını yer yer andırsa da (Sonuçta iş “Sebatayizm Tartışması”na çıkıyor ya da çıkacak gibi ama “doğrudan” bahsetmiyor) daha farklı bir yön var. O da -benim algıladığım ve önemsediğim- olaya bir çeşit “sınıf analizi” olarak bakması ve Marksizmin bu konudaki klasik- tutumundan (tutucu da denebilir) farklı ya da daha gelişmiş bir “model” üretmesi. Böylelikle sadece etnik aidiyete göre şekillenen tartışmalar bu kez bir üst aşamaya sıçramış ve bir “sınıf ve iktidar meselesi” olarak ele alınmış görünüyor.

O halde karşımızda bize bugüne değin sunulan hazır teorik kalıpların dışında bambaşka bir “iktidar biçimi” var demektir. Demek ki, “sınıf” olmak için sadece üretim ve mülkiyet ilişkilerinin bir yerinde durmak yetmiyor. Aynı zamanda bütün bu ilişkileri çok başka “dayanışma” ilişkileri ile bezemek gerekiyor. Bu saatten sonra “sınıf” ekonomik bir kategori olmaktan çıkıyor. “İktidar” olmak ve kalmak ise hepten çıkıyor. İşin “bam teli”de burası zaten. Bu şartlar altında “sınıf” çok daha “organik bağların” daha üst derecede bir toplamı oluveriyor.

Peki kim bu “Erguvaniler” ? Ya da “Erguvani” olmak nedir? “Gökyüzü” Tayfun Er, kitapta bazı kıstaslar vermiş hatta maddelemiş. Bende esas olarak kitaba ve yazara sadık kalarak ama kendi anladığıma göre yorumlayarak (Eğer varsa yanlış anlamalarımın sorumluluğu tümüyle bana aittir) sıralamaya çalışayım:

1) Kan bağının bütün diğer ilişkilere baskın olması. Kan bağı üzerine kurulan bir ilişkiler ağı. Hegamonik ilişkide “kan”ın belirleyiciliği. Soyadı ve Soyağacı kültürüne takıntılı bağlılık. Özel takılarla oluşturulmuş, şifreli dile sahip soy adları.
2) “Gizli Din”e ve “gizli etnik” aidiyetlere göre şekillenen “gelenek”
3) Aileden gelen, miraslanan her türlü güç. (Ekonomik, entelektüel, bürokratik,vb)
4) Aynı çember veya klan ilişkileri içinde evliliklerle kazanılan güç.
5) Okul ilişkileri ile sağlanan ilişkiler. Belli ve kalburüstü okullarda okumak hatta bizzat “Erguvani yetiştiren” ve “Erguvanilerce kurulan” okullarla okumanın verdiği güç ve avantajlar. Yanı sıra yurtdışı okullarda (eskiden Avrupa) okuma, şimdilerde ağırlıkla ABD üniversitelerine yönelme
.
....devami>>>>

0
0
0
Yorum Yaz