Böyle iyiyim ben. Pijamamın kolları kazağımın altından sarkarken, altımda fermuarı olmayan bir pantolonla gayet mutluyum. Saçlarım kıvırcık ve uzun, üstelik yeterince de tozlu. Sakallarım da uzun, belki saçlarımdan bile uzun... Bazen bir makas bulurum çöplükte, acımasızca kesmeye koyulurum onları. Ayna her yerde bulunabilir. En pahalı camekanlar tercihimdir. Amacım insanları tiksindirmek de değildir.
Müziği sevip sevmediğimi bilmiyorum. Yine de duyduğum her sese kulak veririm. "Dans etmek benim işim, çekilin!" derim. Gülerler, belki acırlar bana. Umurumda değil. Müzik olmasa bile dans edebilirim. Öylesine deliyim.
Şu gördüğünüz sokak de benimdir. Kaldırımıyla, arabaları ve insanlarıyla benim. Akşam olunca insanlar çekip gider. Hepsi cebinde dört duvar taşır. Şıkır şıkır seslenir anahtarlar. Benim de anahtarım var, tıpkı onlarınki gibi, şıkır şıkır. Belki bir evim bile vardır, kim bilir?
Kış geldiğinde paraya para demem. Bankamatikler benim evimdir. Milyarlara sarılır uyurum, yine de fakir düşler görürüm. Günün her saati sonra, yasal hırsızlar gelir. Sessizce çalarlar servetimi. Aldırmam. Çeker giderim.